Kırık Kalem

Kırık Kalem

...

Konulmayan isim, gelmeyen zaman...

15/12/2008

“Güneşin ayla kavga ettiği bir dünyaymış orası. Öncelik kavgası açmış aralarını… Zaman anlatmaya çalışmış gece ile gündüzün tamamlayıcılığını. Ama dinlememişler onu.

Sen yaptın bizi böyle !

Kinlerini zamana kusmuşlar. Aldığı senelerden çaldığı ömürlerden bahsetmişler. Kovmuşlar zamanı aralarından…

 

O gün, o saniye lanetlenmiş saatler. Zaman kızmış, öfkesi yıldızları korkutup kaçırmış. Ay pişman olmuş söylediklerine. Güneş af dilemiş zamandan. Ama kızmış bir kere zaman. Lanetlemiş geceyi ve gündüzü. Lanetlemiş güneşi ve ayı…

 

Lanetlemiş ve gitmiş. Bir daha gören olmamış zamanı… Her günü sıfırdan başlatmış zaman. Bir öncekini silerek ilerlemiş. Her gün yeni bir hayat… Dünü hatırlamadan ve yarını düşünmeden. Her gün yeni bir hayat…”

 

“Bu masalı seviyorum baba” dedi küçük kız yıldızlara bakmayı sürdürerek.

“Biliyorum” diye cevap verdi babası. “Sen hep garip şeyleri seversin zaten” güldüler.

Baba kız eve doğru ilerlerken bir yıldız kaydı gökyüzünden…

 

“Bir masaldı bu…   Zamanın kaybolduğu bir dünyanın masalı…   Her gün ve her gece…

 Yeniden ve yeniden… Her gün ve her gece…  Yeniden başlar zaman, sıfırdan başlar hayat…

 Her gün yeni bir hayat… Hatırlanmaz dün kim olduğun. Nerde yaşadığını bilemezsin. Her   gün yeniden doğarsın.

Zaman unutturmaz laneti insanlara. Bilerek uyanırlar yeni hayatlarına. Biliyorlardır dünle ilgili hiçbir şey hatırlayamayacaklarını. Biliyorlardır bugün hayattır; dünsüz ve yarınsız. Güneş her doğuşta siler bir önceki doğuşun hatıralarını… Zamanın kaybolduğu bir dünyanın masalı bu…”

 

 

Devam edecek…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki -